Mayıs 2009 için Arşiv

Tarkan'dan klonlar

Pazar, 31 Mayıs 2009

Tarkan, Saltanatını Devam Ettirebilmek İçin Klonlarını Piyasaya Sürüyor..

Tarkan, SALTANATINI DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN KLONLARINI PİYASAYA SÜRÜYOR..

Cuma sabahı Tarkan’ın sahibi olduğu HİTT Müzik’in müdürü Sevtap Küçükkaralar beni gazeteden otomobiliyle aldı; ‘Seni bir stüdyoya götüreceğim. Birini dinleteceğim. Sürpriz’ dedi. İçimden ‘Allah Allah, acaba Tarkan’ın yeni şarkılarını mı dinleyeceğim?’ diye düşündüm. Ardından Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olmadan önce oturduğu Beylerbeyi’ndeki evinin sokağına girdik. Meğer Ozan Çolakoğlu’nun yeni stüdyosu buradaymış. Rabia Hanım 25 günde Hobabax ile 5 kilo verdi. Tıklayın!

(daha fazla…)

Beşiktaş paraya boğuldu

Pazar, 31 Mayıs 2009

Turkcell Süper Lig’de şampiyon olup, Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne de direkt katılma hakkını kazanan Beşiktaş, aynı zamanda kasasını da doldurdu.

Beşiktaş, bu başarıların ardından, Türkiye Futbol Federasyonu ve UEFA’dan yüklü miktarda gelir elde edecek.

Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne direkt katıldığı için 3 milyon avro alacak olan siyah-beyazlılar, maç başı 400 bin avrodan grupta 6 maç oynayacağı için 2.4 milyon avro daha kazanıp, toplam 5.4 milyon avro garanti parayı kasasına koyacak. Beşiktaş, ”Devler Ligi”nde de galip geldikleri her maç için 600 bin avro, berabere kaldıkları maç için de 300 bin avro daha gelir elde edecek.

”Kara Kartallar” ayrıca, Türk takımları için ayrılan 10 milyon avro havuz payının, ikinci bir Türk takımının da bu lige katılması durumunda yarısını, katılamaması durumunda ise tamamını kasasına koyacak.

Beşiktaş, bunun yanı sıra, Turkcell Süper Lig’e katılım bedeli, lig şampiyonluğu primi ve puan karşılığı performans ödülü olarak Futbol Federasyonu’ndan yaklaşık 20 milyon TL gelire hak kazandı.

Siyah-beyazlılar, Fortis Türkiye Kupası’nı da bu sezon müzesine götürürken, kupadan toplam 2 milyon 586 bin dolar gelir elde etmişti.

Ferrari itililirse :)

Pazar, 31 Mayıs 2009


Beşiktaş’ta bir sürücünün, bozulan 350 bin Euro değerindeki Ferrari marka aracını iterek ilerletmeye çalışması ilginç bir görüntü oluşturdu.

İsmi öğrenilemeyen sürücünün kullandığı 350 bin Euro değerindeki Ferrari marka otomobil, Beşiktaş’tan Boğaziçi Köprüsü’ne seyir halinde giderken bilinmeyen bir nedenle bozuldu.
Araç şoförü trafiğin en yoğun saatte Ferrasi’nin bozulmasıyla ne yapacağını şaşırdı. Sürücünün aracını iterek ilerletmeye çalışması, ilginç bir görüntü oluşturdu. Uzun süre bu şekilde aracını itmeye çalışan şahsı gören vatandaşlar ise şaşkınlıkla olayı izledi.

Yaklaşık 320 km hıza çıkabilen Ferrari’nin bu şekilde itildiğini gören vatandaşlar daha sonra sürücüye yardım etti. Araç vatandaşların da yardımıyla yol kenarına kadar itilerek çekici beklenmeye başladı. İsmini açıklamayan sürücü, “Ne olduğunu anlamadım. Birden kilitlendi. Mecbur itmek zorunda kaldım” dedi.

Beşiktaş şampiyon

Cumartesi, 30 Mayıs 2009

Beşiktaş, 6 yıl sonra şampiyonluk ipini tekrar göğüsledi. Lig tarihinin en çekişmeli yarışında Siyah-Beyazlı ekip Denizlispor’u devirerek işini rakiplerine bırakmadan tarihindeki 13. şampiyonluk kupasını havaya kaldırdı.
DENİZLİSPOR: 1 – BEŞİKTAŞ: 2

Stat: Denizli Atatürk
Hakem: Deniz Çoban
Denizlispor: Cenk, Ozan, Burak, Wescley, Şener, Bangoura, Güray, Emin, Braga, Roberts, Angelov
Beşiktaş: Rüştü, İ.Toraman, Ekrem, Göhan Zan, Sivok, Cisse, Ernst, Serdar Özkan, Tello, Holosko, Bobo

Yıllar süren hasret sona erdi. Beşiktaş 2008-2009 sezonunu şampiyon olarak tamamladı. En son 100. Yılını kutladığı 2003′te şampiyon olan ve o günden beri bu onura hasret kalan Kara Kartal 34 maçlık zorlu maraton sonunda en yankı rakipleri Sivasspor ile Trabzonspor’un yanı sıra ezeli rakipleri Galatasaray ve Fenerbahçe’yi de geride bıraktı. Bu sezon Türkiye Kupası’nı da müzesine götüren siyah beyazlı ekip, yılı iki kupayla tamamlayarak tam 19 yıl aradan sonra duble yapma başarısı gösterdi.

Ligin son haftasında Denizlispor deplasmanına çıkan ve bu mücadeleyi Holsoko ve İbrahim Toroman’ın golleriyle 2-1 kazandığı için diğer sonuçlara bakmasına gerek kalmadan şampiyon olan Beşiktaş 34 haftalık lig serüvenini 71 puanla tamamladı. Beşiktaş 34 maçta 20 galibiyet elde ederken, 8 maçta eşitliği bozamadı ve 5 karşılaşmadan da yenik ayrıldı. Kara Kartal şampiyonluğa uzandığı sezonda rakip filelere 60 gol gönderirken kalesinde de 30 gol gördü.

Rekor Kıran Sahne ''Sevişme''

Salı, 26 Mayıs 2009


Bir Bulut Olsam’ isimli dizide şarkıcı Bahar rolünü oynayan Şükran Ovalı’nın, Engin Akyürek ile seviştiği sahneyle birden yıldızı parladı. Kelebek’in haberine göre; Şükran Ovalı’nın yıldızı, “Bir Bulut Olsam”daki sevişme sahnesiyle parladı. Engin Akyürek ile oynadığı sahne, internette tıklanma rekoru kırdı.

Semboller nasıl doğdu?

Salı, 26 Mayıs 2009


Takımların flamaları, resmi internet siteleri ve formalarında yer alan, taraftarların tezahüratların hayat bulan kara kartal, aslan, sarı kanarya, çift başlı kartal, şahin, leopar, horoz, minare, buğday ve karpuz gibi sembol ve simgelerin birbirinden farklı öyküsü bulunuyor.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, taraftarların hayran olduğu, desteklediği takımların birbirinden farklı sembol ve simgeleri bulunuyor. Takımların önemli bölümü sembol olarak hayvanları seçerken, bazıları tarihi yerleri ve tarımsal ürünlerini tercih ediyor.

Semboller içinde kartal, aslan, şahin gibi yırtıcı hayvanlar kadar sarı kanarya, horoz gibi daha evcil olanları da bulunuyor. Buğday ve karpuz gibi tarımsal ürünler de takımların simgesi, amblemi olabiliyor.

GALATASARAY’IN ASLANI

Galatasaray’ın simgesi olan aslan, futbolcuları Nihat Bedik’ten geliyor. Galatasaray kurulmadan 3 yıl önce dünyaya gelen Bedik, Galatasaray Lisesi’nde eğitimini sürdürürken spor hayatına başladı.

1916 yılında başlayan Galatasaray macerası süresince sadece futbolcu olarak değil üç adım atlama, yüksek atlama, binicilik, yelken ve yüzme alanlarında da kulübüne hizmet eden Bedik, tam 20 yıl boyunca futbolcu olarak verdiği mücadelesinde 268 kez forma giydi.

Galatasaray futbol takımının 8 yıl kaptanlığını yapan, 18 kez giydiği A Milli Takım formasını 8 kez kaptan olarak taşıyan Bedik, 1936 yılında aktif spordan çekilmesine rağmen spor yapmayı ihmal etmedi. ”Aslan” ismini verdiği teknesi ile yarışlara katılan, futbol oynadığı dönemlerde ”Aslan Nihat” olarak çağırılan Bedik, hayatını adadığı Galatasaray’a kendi lakabını simge olarak bıraktı.

”HEY YAVRUM KANARYAMA BAK, YİNE UÇTU”

Fenerbahçe’nin simgesi sarı kanarya da ”Uçan kaleci” olarak tanınan ünlü kalecileri Cihat Arman’dan geliyor. Fenerbahçe Müzesi Müdürü Alp Bacıoğlu, sarı kanaryanın öyküsünü şöyle anlattı:

”1939 yılında Fenerbahçe’ye transfer olan kaleci Cihat Arman, 1952 yılına kadar oynuyor. O dönemlerde Türkiye’nin en iyi kalecisi olan Arman’a ”Uçan kaleci” deniliyor. Arman, sahaya genellikle kanarya sarısı formasıyla çıkıyor. Lacivert forması da var ancak bu sarı forması daha çok biliniyor. Bir maçta Arman, kalenin 90 olarak tabir edilen köşesine giden top adeta uçarak çıkarıyor. O sırada taraftarlardan birisi, ‘hey yavrum kanaryama bak, yine uçtu’ diye bağırıyor. Bu kanarya zihinlerde yer ediyor. 1952 yılında Fenerbahçe genç kadro kuruyor. Bu kadro, ardı ardına şampiyonluğunu kovalayınca basın, kanarya sembolünü telaffuz etmeye başlıyor. Basın, o dönemlerde iyi maçlar çıkaran takımla ilgili ’sarı kanaryalar yine güzel oynadı’ şeklinde haber yazınca kanarya tam anlamıyla simge olarak kalıyor.”

BALIKÇININ ”HAYDİ KARA KARTALLAR” DİYE BAĞIRMASI

Beşiktaş’ın simgesi olan kara kartalın çıkış noktası ise bir taraftarın tezahüratı. 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla giren Beşiktaş, haftalar ilerledikçe puan farkını açıyor ve ligdeki liderliğini sürdürüyor. Bitime 5 hafta kala Süleymaniye ile 19 Ocak 1941 Pazar günü Şeref Stadı’ndaki maçta Beşiktaş, yine güzel bir oyun ortaya koyuyor.

Maçın ikinci yarısının ortalarında Beşiktaş takımı, önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirdiği sırada siyah beyazlıların akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir taraftar, ”Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar” diye bağırıyor.

Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazetecileri bir anda etkileyen balıkçı Mehmet Galin’in bu tezahüratı, o maçtan sonra Beşiktaş’a sembol oldu. 6-0′lık galibiyetin ardından Beşiktaş’ın sembolü ”Kara Kartallar” oldu.

(daha fazla…)

FBI'a virüs bulaştı

Cumartesi, 23 Mayıs 2009

FBI ve ABD Polis Merkezilerinin bilgisayar ağlarına virüs girmesinden dolayı sorun yaşandı.

Polis teşkilatından bir sözcünün yaptığı açıklamaya göre Adalet Bakanlığı’ndaki bilgisayarlar, virüsten korunmak amacıyla ağdan çıkarıldı. FBI’dan yapılan açıklamaya göre onlar da benzer bir sorun yaşadı.

FBI sözcüsü Mike Kortan: “Dış ağlarımızdaki bir sorun üzerinde çalışıyoruz. Bir kaç devlet dairesinde de aynı sorun yaşanmış.”

Virüsün türü ve aslı bilinmiyor ancak her iki daire adına açıklama yapan bir yetkili, sorun çözülürken hem FBI’ın hem de polis departmanının internet erişiminin kapatıldığını belirtti.

Kurtlar Vadisi değil, Ölüm Vadisi..

Cumartesi, 23 Mayıs 2009


Kurtlar Vadisi Pusu’da geçen hafta başlayan katliam, bu haftaya da sıçradı. Dizideki karakterler reyting uğruna bir bir ölüyor… Kurtlar Vadisi Pusu dizisi reytinglerde ikinci sıraya düştüğünden beri ölümlere hız verildi. Senaristler artık izleyicinin Polat Alemdar ile İskender Büyük’ün kısa paslaşmalarından memnun olmadığını sezdi ki, Cavit’in kardeşi kibritsiz dolaşmayan Cevat’ı diziye sürdü…

Eşcinsel olsaydım söylerdim

Cumartesi, 23 Mayıs 2009

Son albümü ‘Kim Galip Çıkar’ın yanısıra katıldığı sosyal sorumluluk projeleri ile de gündemde olan Zeynep Casalini, gay ve lezbiyen araştırmaları dergisi ‘Kaos GL’ dergisine bir röportaj verdi ve hayata bakışını anlattı:

Elde ettiğiniz başarıyı popülerliğe dönüştürmek için magazine asla göz kırpmadınız. Tiraj kaygısı olan bir dünya için büyük bir risk değil mi bu?
Ailemden aldığım terbiye ve kendi dünya görüşüm doğrultusunda, yaptığım işler hakkında bir yerde gözükmenin ya da konuşmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Dinleyicilerimin beni şarkı söylerken ya da dünya ile ilgili bir meselede bireysel tepkimi gösterirken görmesini tercih ederim.

Gidiyorlar!

Çarşamba, 20 Mayıs 2009

Aziz Yıldırım’ın, Ankaraspor yenilgisinin ardından üç oyuncuya çok sinirlendiği ve yeni imzalanan sözleşmelerin feshedilmesi direktifini verdiği iddia edildi. Başkan’ın, Türkiye Kupası finali nedeniyle bu operasyonu gizlediği bildirildi

Sarı-lacivertli kulüp bu hafta sonu yapılacak kongre süreci öncesi hareketli günler yaşarken, Başkan Aziz Yıldırım’ın ligdeki Ankaraspor yenilgisi sonrası çok sinirlendiği ve Brezilyalı oyuncuların biletini kestiği ortaya çıktı.
Başkan Yıldırım’ın, Süper Lige erken havlu atan ve Türkiye Kupası’nı alamayan takımı, Roberto Carlos, Alex ve Deivid gibi Brezilyalılardan kurtarmak için imzalanan yeni sözleşmelerin feshedilmesini emrettiği ileri sürüldü.
Ligde bu sezon çalkantılı bir dönem geçiren Fenerbahçe’de, Yıldırım’ın, hem taraftarların isteği hem de basının baskısı yüzünden Carlos ve Alex ile erkenden sözleşme imzalamanın pişmanlığını yaşadığını söyleyip, sezon sonunda üç Brezilyalı oyuncu ile yolları ayırma işaretini verdiği iddia edildi.
Alex, Carlos ve Deivid ile imzalanan sözleşmeleri kaçan şampiyonluk nedeniyle sezon sonunda iptal edeceğini yönetici arkadaşlarına duyuran Başkan Yıldırım’ın, Türkiye Kupası maçları nedeniyle bu durumun gizlenmesini de istediği belirtildi.

Edu da gidiyor
Yönetimdeki samimi arkadaşlarından sözleşmesinin feshedileceğini duyduğu ileri sürülen Carlos’un, bu nedenle takımdan ayrılacağını kısa süre önce açıkladığı bildirilirken, Deivid’in de benzer bir demeç verip, Fenerbahçe’den ayrılmayı düşündüğünü ülkesinin basınına duyurduğu vurgulandı. Alex’in ise “soğuk” tavrını bu olay karşısında da koruduğuna dikkat çekildi.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın, seçimi kazanması halinde, bu üç Brezilyalının yanı sıra sakatlanan Edu Dracena ile de yolları ayıracağı ifade edildi.

DEİVİD (Maç/Gol)
2006-07 13/6 6/6 6/1
2007-08 28/11 3/0 9/5
2008-09 20/6 8/3 2/0

R.CARLOS (Maç/Gol)
2007-08 22/2 3/0 7/0
2008-09 30/3 3/0 6/0